|
|
April 27
SEN
Önce bir rüzgar olup girdin penceremden içeri.Kah esip üşüttün,
kah çok ısıttın.Hep eksilttin benden bir şeyleri;hiç kararında gelmedin yanıma...
Hiç...Bazen bir damla tuzlu su olup aktın gözlerimden;bazense gülücüklere boğdun beni.
Bazı sabah kalktım da kendime baktım aynada,olmayan gamzelerimi çıkarmaya
çalıştım.Sonra güldüm kendime...Aslında sen hayatımda olduğundan beri daha çok bakar oldum aynaya....
Bestelenmeyi bekleyen bir dizi söz yığını oldun içimde.Her geçen gün birikiyosun.Gerçi,sen kağıt biriktirip beni tüketiyorsun.Bense hep çalmaya çalışıyorum senden bir şeyleri...
Önüme alıp da en çok sevdiğim oyuncağımı,saatlerce bakıp,onu büyütmek,hareket ettirmek istiyorum,hayallerimde...
Kuru bir yaprak olsaydın sen.Hani sonbahar için sararıp düşmeye hazırlanan bir yaprak;
tam benden tarafa geçerken düşsen avuçlarıma;ufalsam,toz olup savursam toprağa...
Sonra ,sonra bir kır çiçeği olsan;saçlarıma takıp dolaşsam seninle.savursam,dağıtsam kokunu her yere...
Dönüp de bakamıyorum yazdıklarıma,artık portakal suyunu bile yüzümü ekşiterek içiyorum.
Duru bir su gibi olsan,bir çiçek üzerindeki bir damla su gibi saf olsan.Ve sen,evet sen berrak olsan,güneşin parıltısıyla buhar olup uçuşsan.Ama hep kalsan donatsan etrafımı...
Bir şiir vardı,okuyup da anlayamadığım,bakıp da donakaldığım.Şimdi anlıyorum.Şimdi seyrediyorum.Hiç anlatamadın sen,hep ben anladım.Çünkü sevdim.Sevdim kendimle yalnızken yazmayı,sayfaları kirletmeyi.Üşüdüğümde yorganıma sarılmayı unuttum ben.Hava sıcak gelmiyor artık.Çünkü bir nisan yağmuru oldun içimde.Her daim ıslatan,hep nemli bırakan nisan yağmuru.
   

|
|
|
|
|
|
BAĞLANMIYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
CAN YUCEL
 Dakika  Saniyedir Sayfamdasın.
TIKLA ŞURAYA YAZ BİR ŞEYLER...
| |
|
|
|
|